TEKSTİL MAKİNE ve AKSESUAR SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Banner

Başkanın Mesajı

Değerli Sektör Paydaşlarımız,

SEKTÖREL BAKIŞ Otomasyon ve Yapay Zekâ Destekli Üretim:

Yeni Çağın Anahtarı 2025 yılını %9,5'lik ihracat büyümesiyle kapatan Türk tekstil makineleri sektörü, artan üretim maliyetlerine ve iç pazardaki daralmaya rağmen Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve yeni pazarlara açılma hamleleriyle rekabet gücünü koruyor. 2026'nın ilk çeyrek verileri zorlukların devam ettiğini gösterse de sektör; teknik tekstildeki dönüşüme ve ITM 2026 Fuarı'ndan beklenen sinerjiye odaklanmayı sürdürüyor. Türk tekstil makineleri sektörü, birçok sektörde olduğu gibi 2025 yılında çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldı. Yükselen üretim maliyetleri küresel ölçekteki rekabet gücümüzü olumsuz etkiledi. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki daralma, iç pazardaki satışlarımızı olumsuz yönde etkiledi. Ancak tüm bunlara rağmen, ihracat pazarlarındaki gücünü korumak için mücadele eden ve yeni gelişen tekstil pazarlarına ihracat yapabilen sektörümüz; 2025 yılında %9,5'lik bir artışla 1,1 milyar dolarlık ihracat değerine ulaştı.

Tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır'a taşınması ve ülkemizde kapanan tekstil ile hazır giyim fabrikalarındaki ikinci el makinelerin yurt dışı tekstil pazarlarına ihraç edilmesi bu büyümede etkili oldu. Diğer yandan, tekstil makinesi ithalatı 2024 yılına kıyasla %17,5 azalarak 2025 yılında 1,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ne yazık ki enerji, ham madde ve işçilik fiyatlarındaki artışlar, rekabet gücünü koruyabilmek adına makine satış fiyatlarına aynı oranda tam olarak yansıtılamadı.

MALİYETLER AVRUPA SEVİYESINE YÜKSELDİ, ÇİN'DEN YENİ RAKİPLER ÇIKTI

Yıllardır Çin'e kıyasla daha yüksek kalite standartları sunmak şeklinde özetlenebilecek sektörümüzdeki maliyetler, ne yazık ki Avrupa seviyelerine ulaştı. Diğer taraftan Çin, sıradanlığın ötesine geçerek kalite ve standartları kritik bir faktör haline getiren önemli bir fiyat avantajı sağladı. Değişen bu koşullar altında üreticilerimiz, her şeye rağmen Ar-Ge yatırımlarına devam etmiş ve ihracat pazarlarındaki güçlerini korumuştur.

MISIR, PAKISTAN, HINDISTAN VE ORTA ASYA HATTI İHRACATIN LOKOMOTIFI OLDU

Tekstil makinesi ihracatımızı sırtlayan başlıca ülkeler Mısır, Pakistan ve Hindistan oldu. Ayrıca Özbekistan, Bangladeş, Rusya ve İran gibi pazarlar da önemini korudu. Fas, Tunus ve Cezayir bölgesinin yanı sıra Portekiz, Rusya ve Güney Amerika ülkeleri de sektörümüz için potansiyel hedef bölgeler olarak görülebilir. Bu pazarlara ağırlıklı olarak şu ürün grupları ihraç edilmektedir: • Boya ve terbiye makineleri • Denim makineleri • Baskı makineleri • Kalite kontrol ve serim-kesim makineleri Tekstil makineleri yedek parçaları da bu ülkelere yapılan en önemli ihracat kalemlerinden biri haline gelmiştir. Rekabet avantajımızı artırmak için öncelikle üretim maliyetlerini daha kontrol edilebilir ve yönetilebilir bir süreç haline getirmeliyiz. Kaliteden ödün vermeden; her türlü zorluğa rağmen üretmeyi başardığımız ürünlerimiz ve hedef pazarlarda yeni geliştirdiğimiz teknolojilerimiz için yönetilebilir bir fiyat algısına sahip olmalı, finansman enstrümanlarımız ise diğer ülkelerle rekabet edebilir düzeyde olmalıdır. Böylece uygun bir zemin ve ekonomik atmosfer sağlandığı takdirde, kalite ve standartlarda Avrupa ile yarışabilecek makinelerle daha avantajlı bir konuma geçebiliriz.

TEKSTİL SEKTÖRÜNDEKİ DARALMA İÇ MAKİNE PAZARINI ZAYIFLATTI

Küresel talep durgunluğu, savaş ekonomileri, küresel güç odaklarının yeni bir düzen ve denge arayışı, Çin ve diğer Asya ülkelerinin her alanda muazzam yükselişi ve küresel yeniden dengelenme çabaları; iç piyasadaki döviz, faiz ve enflasyon dengeleme politikalarıyla (döviz baskısı, yüksek faiz oranları vb.) birleşerek üretim tarafını olumsuz etkiledi. Bu durum, iç talepte keskin bir düşüşe ve dış talepte dalgalanmalara yol açarak 2025 yılının bu gibi birçok faktörün ağırlığı altında geride kalmasına neden oldu. Tüm bu faktörler sadece Türk tekstil makinesi üreticilerini değil, Avrupalı üreticileri ve finansal darboğaz yaşayan tüm ülkeleri zorladı. Bildiğiniz üzere ülkemiz, dünyanın en büyük tekstil ve hazır giyim üreticilerinden ve ihracatçılarından biridir. 2024 verilerine göre, 350 milyar dolarlık küresel tekstil ihracatında ülkemizin payı %3,3 (11,6 milyar dolar) olmuş ve bu performansla en büyük 5. ihracatçı konumunda yer almıştır. 620 milyar dolarlık küresel hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında ise ülkemizin payı %3,2 (19,7 milyar dolar) olarak gerçekleşmiş ve en büyük 6. ihracatçı konumuna yerleşmiştir. Bu yılın güncel verilerine baktığımızda; ciddi kapasite düşüşleri ve istihdam kayıplarının yanı sıra küresel pazar payımızın yıllar sonra ilk kez %3'ün altına gerilediğini ve ülke toplam ihracatı içindeki payımızın %10'un altına düştüğünü gözlemliyoruz.

TEKNİK TEKSTİLE GEÇİŞ: SEKTÖRDE KABUK DEĞİŞTİRME

Bu süreçte üretim maliyetleri ve döviz politikaları, bazı tekstil ve konfeksiyon üreticilerinin Mısır, Fas, Tunus, Özbekistan gibi ülkelere taşınmasına ya da tesislerini tamamen kapatmasına yol açtı. Bu taşınmalar ve kapanmalar özellikle temel tekstil (basic) olarak tanımlayabileceğimiz ürün gruplarında yaşandı. Ülkemizde teknik tekstil üretimi ve ihracatındaki artış, sektörde bir kabuk değiştirme (dönüşüm) yaşandığını göstermektedir. ADİL NALBANT Tekstil Makine ve Aksesuarları Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı ITM 2026, gücümüzü dünyaya gösterdiğimiz buluşma noktası oldu. Bu tabloya baktığımızda hem tekstil sektörünün hem de tekstil makineleri sektörünün zorlu bir süreçten geçtiği açıktır. Ancak sektörümüzün bu zorlu sürecin kalıcı olmayan yapısını, değişen dinamiklerini ve yeni ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yeni koşullara uyum sağlayacağına ve güçlü yapısını koruyacağına inanıyoruz. Çünkü ülkemizin tekstildeki geçmişi çok derin ve köklüdür. Aynı zamanda tekstildeki deneyimi makineye dönüştürmek ve yerli makine üretim süreçlerinde engin bir tecrübeye sahip olmak bizim için önemli bir kazanımdır. Bu kazanımları göz ardı etmemeli; aksine bunların üzerine yeni özellikler ve katma değerli işler eklememizi sağlayacak temeli ve koşulları oluşturmalıyız.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, YEŞİL DÖNÜŞÜM VE ÜRETİM VERİMLİLİĞİ.

Bildiğiniz üzere tekstil sektöründeki hareketlilik, küresel alıcıların tercihleri ve trendler izlenecek yolu belirlemektedir. Bu kapsamda tekstil sektörümüz için yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik konuları ana gündem maddelerinden biri olmaya devam edecektir. Bu doğrultussa tekstil sanayimizin üretim süreçlerinde sürdürülebilirliğe katkı sağlayan ve temiz üretimi güvence altına alan teknolojilerin öne çıkarılması ve tercih edilmesi yönündeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) bünyesindeki tekstil sektörü birliği yönetim kurulu yöneticileriyle ortak bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantıda sektörümüzün sürdürülebilirliğe sağladığı katkıları anlattık ve 25 üye firmamızın bu alandaki yeniliklerini ve teknolojilerini yetkililere sunduk. Ayrıca tekstil makinesi teknolojilerimizin INDITEX tarafından küresel ölçekteki tedarikçileri için kurulan sisteme entegrasyonu konusunda grup yöneticileriyle görüşmeler yaptık. Türk tekstil makinesi üreticilerimizin IVY DECARB tarafından yönetilen sürece entegrasyonuna verdiğimiz desteği sürdürüyoruz. Enerji, su verimliliği ve üretim verimliliği konularında önemli mesafeler katetmiş şirketlerimiz bulunmaktadır. Küresel rakiplerine kıyasla önemli avantajlar sağlayan firmalarımızın hem ülkemiz tekstil sanayinde hem de hedef pazarlarda fark yaratmaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliğe katkı sağlayan ve temiz, verimlilik odaklı çözümlere odaklanan teknolojilerin trendi belirleyeceğini ifade edebiliriz. Ayrıca otomasyon sistemleri ve daha az işçiyle çalışmayı sağlayabilecek her türlü yenilik, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin maliyet zorlukları yaşadığı bu dönemlerde cazip hale gelebilmektedir. Bunun yanı sıra yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemleri de üretimdeki hata oranlarını azaltarak, verimliliği artırarak ve israfı önleyerek önemli bir fark yaratmaktadır.

2026'NIN İLK ÇEYREĞİ: İHRACATDA GERİLEME, İTHALATDA KESKİN DÜŞÜŞ

Tekstil makinesi sektörümüz, 2026 yılının ilk 3 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,4'lük azalışla 215 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. İthalat ise aynı dönemde %53,8'lik bir düşüşle 200 milyon dolar civarında seyretti. Tekstil ve hazır giyim sektörü verilerini incelediğimizde, iki sektörün yılın ilk 4 ayındaki toplam ihracatının %2,3'lük bir artış gösterdiğini görüyoruz. Tekstil ve konfeksiyonun Türkiye'nin toplam ihracatı içindeki payı ise %10,6 olarak gerçekleşti.

NİSAN SÜRPRİZİ: ABD VE TEKNİK TEKSTİLDE GÜÇLÜ ARTIŞ

Özellikle nisan ayında tekstil ihracatımız iyi bir performans sergiledi. Nisan ayında tekstil ihracatı bir önceki yıla göre %15,4 arttı. Bu dönemde İran'daki savaşın etkisi, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve küresel alıcıların tedarik süreçlerinde yaşadığı sorunlar ülkemize sipariş olarak yansımış ve olumlu bir etki yaratmıştır. Ayrıca nisan ayında tekstil ihracatında en büyük büyümeyi yine ABD pazarında kaydettiğimizi görüyoruz. Bir önceki yıla kıyasla ABD'ye yapılan tekstil ihracatımız %16,6 arttı. Böylece ABD, İtalya'nın ardından en büyük 2. ihracat pazarımız haline geldi. Bu dönemde ABD'ye en çok teknik tekstil, iplik, dokuma kumaş ve ev tekstili ihracatı yapıldığı gözlemlendi. Alt ürün gruplarına baktığımızda; teknik tekstil üretim hacmimizin ve ihracatımızın artmaya devam ettiğini, dokuma kumaş ihracatının arttığını, iplik ve ev tekstili ihracatının ise sabit kaldığını söyleyebiliriz. Örme kumaşta ise ihracatın %9 oranında düştüğünü gözlemliyoruz. Bu performanslara baktığımızda, zorlu koşullara rağmen tekstil kapasitemizin kalitesini değiştirerek ve ihracat pazarlarını çeşitlendirerek küresel gücünü koruduğunu belirtebiliriz.

YENİ ÜRETİM COĞRAFYALARI: MISIR VE SURİYE GÜNDEMDE:

Ayrıca, hazır giyim ve temel tekstilin Mısır'a taşınması sürecine ek olarak; Türkiye için Mısır'dan bile daha etkili ve güçlü olacağına inandığımız projelerin hazırlandığı Suriye'nin de etkili olacağına inanıyoruz. Suriye'nin üretim kalitesi, altyapı, iş gücü ve enerji maliyetleri açısından tekstilin belirli alanlarındaki üretimde daha verimli olabileceği görüşündeyiz.

ITM 2026 Fuarı, küresel tekstil makinelerinin, ülkemizin ve bölgesel coğrafyanın potansiyelini en üst düzeyde yansıttı. Türkiye tekstil ve hazır giyim sanayisinin, hatta dünya tekstilinin buluşma noktası olan ITM 2026 Fuarı, alanında dünyanın en prestijli fuarlarından biri oldu. Türkiye, Avrupa, Çin ve diğer Uzak Doğu ülkelerindeki makine üreticilerinin tüm markaları ve son teknolojileri bu fuarda sergilendi. Değişen küresel koşullar altında ITM 2026, tekstil üretim merkezlerinin veya aday merkezlerin ve ziyaretçi ülkelerin dikkatini çeken, sektörün tüm ana aktörlerini ve küresel yatırımcılarını bir araya getiren önemli bir platform oldu. Bu yıl zorlu bir süreçten geçilmesine rağmen, sektör temsilcileri ITM fuarlarının bu tarz buluşmalarına her zaman değer vermiştir.

Bu yıl özellikle bölgemizdeki tekstil ülkelerinden yoğun ilgi görüldü. Mısır, Suriye, Fas, Tunus, Cezayir, Rusya, Özbekistan, Hindistan, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerden nitelikli ziyaretçiler katılım sağladı. Ziyaretçi faaliyetleri kapsamında, iş birliği yaptığımız 21 farklı ülkedeki tekstil dernekleri ve kuruluşlarıyla temasa geçerek ilgili ülkelerin temsilci üyelerini fuara getirdik. Ekip çalışmamız sonuç verdi; şimdiye kadar düzenlenen fuarlar arasında en yüksek katılımın sağlandığı fuar oldu. Üye firmalarımız yoğun çaba sarf edip bu fuara hazırlanarak sektörümüzün rekabet gücünü gösterirken, aynı zamanda sinerjilerini de artırdılar. Edinilen tecrübelerin, bu çabalar doğrultusunda önümüzdeki yıllarda sektörün gücünü daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz.

Başkanın Mesajı